Ben Ki; Sana Aşık Sana Meftun

21/6/2007 - YUREGIM

Kategori: siir demetim

 

Insanlar ve meslekler cesit cesittir
Cesitli meslekler, kebapcisi, kartpostalcisi,oyuncakcisi
Hepsi kutsal gorevlerinde
Bekleyen bir sicak yuvalari
Bekleyen sicak as lari
Ne guzel mutluluk
Bekleyenleri var!
Eve geciktim bugun, Olsun
Benimde bekleyenim var
Sevgilerim,arzularim, umutlarim, umitlerim
Var yarina
Bir sel gibi akan sevgilerim
En azindan muthis bir yuregim var
Sevgiyle sicacik yarinlara umutla bakan
Bir yuregim var
Paylas bu yuregi herkes ile
Yureginin goturebildigi yere git
Gotur onlarida
Sonu sevgi doluysa harika
Yureginin gittigi yere
Umudunu yitirme bir tanem
Sevgiyle sevgilerle git.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/5/2007 - Bir Gün Mecnun...

Kategori: siir demetim



Bir gün Mecnun
Yalnız ve yorgun
Karşıda bir toz bulutu gördü
Sanki geliyordu O'nu yutmak için
Dedi dur ey toz bulutu

Karanlığın bereketi ölüm otu
Acele etme vakit var
Sayılıdır saatler dakikalar
Azrail bile senden sabırlıdır
Burda sencileyin benim de işim var
Arzum şu ki ödev bitip gün dolsun
Benim de kaderim mutluca
Bir toz zerresi olmak olsun

                               sezai karakoc

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/4/2007 - SeNi sE...

Kategori: siir demetim

 

 

 

LaL olup bize susuyorum..Acıtmadım ya seni...?

Gecenin sıcağı emip, serin serin üflediği bir saatte gözlerimi dikmişim gökyüzüne yine seni düşünüyorum..Düşünüyorum o halde varsın..Hep olduğun yerde, içimin en sakınılanındasın..."

Kıpırtısız...
Dingin... 
Kahverengi gözlerinle gülümserken...
Kıpırdama sakın...( Hafızama aldım bile)

"Saklıyorum seni bi yerlere, bekle biraz..Tam, acılarına merhem olduğumu söylerken çektiğim fotoğrafının yanına koyuyorum.. Gözlerinin k.rengını? İki farklı tonu nasıl da güzel..Biri güneş vurmuş gibi parıltılı taze bir fidan ve diğeri puslanmış bir akşam üzerinde olgun bir koca çınar..."

Yaslandığım...
Dinlendiğim...
Kendime dillendiğim...
Yapraklarını dökme sakın...(Dilekler bağladım bile dallarına)

"Bize dair...Umut yüklü, henüz yitmemiş?.Defter aralarında sakladığım kurumuş gül gibi saklıyorum seni içimin sayfalarında..Kimseler bilmesin demiştin, sakınıyorum..En büyük hazinem oluyorsun çocuk aklıma..Hırsızlardan sakınmak için kilitli tutuyorum dudaklarımı.. Sana susuyorum..
Lal olup bize  susuyorum..Bir gülüşünle su veriyorsun gönlüme..."

Bulut olup...
Çisil çisil ellerine yağıyorum...
Sonra şımarık küçük sevgilin oluyorum...
Sımsıkı sarıl, bırakma sakın...( Kokunu çektim bile içime)

"Narkoz almış gibi uykuya hazırım şimdi,sen kokulu rüyalara.Yarı baygın, yarı ölü halimdir sana en yakın olduğum zaman..Elimi uzatsam değecek kadar, gözlerimi yummam yeter..İşte buradasın..Kolların bana açılmış..Uçurtmamsın sevdaya doğru ayaklarımı yerden kesen..."

Savruluyorum...
Rüzgar kirpiklerimle dans ediyor...
İçim çekiliyor...
Takılıp gerçeklere, durma sakın...(Ben çoktan düştüm bile içine)

"Zamansız oldu, biliyorum..Hatta biraz da geç..Akıl edemedim, düşüşleri..Ben alışkınım uçurum kenarlarına, rüyalarımda çok atladım boşluğa, süzülüp parmak uçlarımda konuverdim sevdaya..."
Ben gerçeğe hiç böyle çakılmadım...
Bilemedim...
Uyandım...
Mahmurum ve hala aşık...( Acıtmadım ya seni…)

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/4/2007 - EDEB

Kategori: siir demetim

 

 

 

Önce edebi yazmalı kalem.

Önce edebi anlatmalı kelime.

önce edebi idrak etmeli insan.

Edep güzel; edep yüce...

İnsan güzele müştak, insan yüceye sevdalı.

 

Kainatın en büyük hakikati iman, imanın en büyük hakikati edep.

 

Edep, hakikatin büyüklüğü karşısında iki büklüm olmak, Onun kemaliyle kendinden geçmektir. Yunus'un odunları misali daldan-pürüzden budanmaktır. Elif gibi dimdik, ok gibi dosdoğru olmaktır. Kuran'ı hayata hayat yapma yolunda, ilahi hedefi Kuran ahlakıyla on ikiden vurmaktır. Gerek dünya gerek ukba adına atılan her adımı itidal ve denge üzre atmaktır. Elhasıl kulluk şuuruna ermek, ruhu ve bedeni sünnet-i seniyyenini nuruyla huzura erdirmektir. Habib-i Zişan-ı bu yolda kayıtsız şartsız rehber kabul etmektir.

Edep , onun gibi oturmak, O nun gibi kalkmak, Onun gibi bakmak, O nun gibi yaşamaktır(s.a.s)

Hz:Osman edep timsaliydi. Sünneti seniyyeyi aklında, cisminde ve ruhunda bütün incelikleriyle yaşamıştı. Ahmed bin Hanbel'in Hasan  ı Basri den rivayetine gvre kapalı kapılar ardında bile elbiselerini çıkarmaktan çekinirdi. Edebinin derinliğinden dolayı Efendimiz(s.a.v) kendilerini ümmeti Muhammed içinde herkese nasip olmayan bir payeye layık görmüşlerdi. Hz.Osmanı,

"Ashabım içinde bana en çok benzeyendir".diyerek kendilerine benzetmişlerdi.

"Herkesin cennette bir dostu vardır. Benim dostum da Osman'dır". hadisiyle Hz.Osman'ı dostu olmakla müjdelemişlerdi.

Bizim de şu acımasız dönemde; edebi, edepsiz ham ruhlara ilim yoluyla anlatacak yeni Osmanlara dair dualarımız vardır.

 

ve Mevlana ne güzel ifade etmiş edebi.

 

" Efendi, bil ki insanın tenindeki can edeptir. İnsanoğlunun göz ve kalp nuru edeptir. Adem bir ulvi alemdendir, süfliden değil. bu dönen kümbetin hem dönmesi hem de revnak ve zineti edeptir. İnsanoğlu eğer edepten yoksun ise, o insan değildir, zira insanoğlu ve hayvan arasındaki fark edeptir. Aç gözlerini bak, Allah kelamı olan Kuran ayet ayet edeptir. Akıldan sordum: İman nedir? Akıl kalp kulağıma cevap verdi: "İMAN EDEPTİR"! vesselam.*

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

kımsesız bıseyim işte,,,

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım